7 Kasım 2012 Çarşamba

Döndü Geri Dönmesin!

Ne zamandır evimi güzel temizleyecek birini arıyordum.Meğer bu piyasa rekabetin en çok yaşandığı,erken gelenin iyi temizlikçiyi kaptığı,ben toz almayı sevmem,kolum ağrıyor orayı silememcilerin kapıştığı,benim gibi bunlardan habersizlerin de anam usulü kendi temizliğini kendi yaptığı kanlı bıçaklı bir piyasaymış!E bunları öğrenince de ilk bulduğun temizlikçiye yapışmak daha da beter şeylere sebep olabilirmiş temizleyerek öğrendim:)
Bir tavsiye üzerine, haftada bir, yarım gün gelmesini istemek üzere aradığım dönmeyesice Döndü'nün nefes almadan konuşurken master derslerinde bile görmediğim pazarlama teknikleriyle beni ayda iki tam güne ikna ettiğini telefonu kapattıktan sonra farkedebildim ancak.Salı günü'nü Perşembeye bile değiştiremezken, aslında Salı günlerinin temizlik için en mükemmel gün olduğuna çoktan inandırmıştı beni.
Beklenen gün geldiğinde, akşam temiz ev hayaliyle girdiğim evimi Döndülü ev olarak buldum, zira 80m2 evin henüz sadece salonunu temizlemişti.Bir an acaba yatılıya anlaştık da ben mi hatırlamıyorum diye düşünmedim değil!İnsan gören Döndü'nün çenesi çalışmaya başladı ve tabiki o çeneyle aynı anda başka bir uzvun çalışmasına imkan yoktu.Bir an önce temizlesin de gitsin düşüncesiyle 22:00'ye kadar manasızca dışarda oyalanırken kendisini zorla gönderip temizliğe başlayacağımı bilmiyordum henüz.Çünkü temizlik bitti dediğinde ev sabahkine çok yakındı ve ben Döndü konuşmaya başlamasın diye bunu yüzüne söyleyemedim:( İlk defa birinin çenesinden korktum Allahımm!
Diyaloglarımızdan birini verip bu yazıyı sonlandırırken onu hayatımdan silmek istiyorum:
- Abla salondaki büyük koltuğu silme, örtü var ya temiz o
- Benim büyük oğlan da maaşını yurtdışından alıyor, iyi de mi? Bilim adamı o!
- Abla içerdeki koltuğu da silme
- Küçük oğlan da kimya mühendisi, askerde şimdi, dönünce abisinin yanında çalışacak, en çok mesleğini yapamayacak ona üzülüyom biliyon mu?
- Abla ben çıktım!


7 Eylül 2012 Cuma

Kelimelerin Gücü Adına

Çocukluğumdan beri hep kitaplara sığındım.En iyi arkadaşım kitaplar, sırdaşım kalemler oldu,sırlarımı defterlerimle paylaştı.
Her yeri gezdim, her türden insanla karşılaştım, her utancı,mutluluğu,acıyı,korkuyu,aşkı,nefreti yaşadım okuduğum her kitapla.
Kalemim, bunaldığımda, mutlu olduğumda ilişirdi hemen parmaklarımın arasına.Anlat, derdi, dinliyorum. Yolculukta peçeteler, teknoloji ilerleyince netbooklar eşlik etti bana..
Bu blogun gelişi önceden belliydi de,biraz geç mi kaldı ne?E ama geç olsun güç olmasın değil mi:)